DAVRAZ

Davraz Kış Sporları Turizm Merkezi’ne, Isparta’dan 19 Mart 2005 Cumartesi günü 30 TL ödeyerek tuttuğumuz taksi ile saat 9.00 civarında ulaştık. Kendi arabası ya da turla gitmeyip bu şekilde ‘Nasıl olursa bir araç bulabilirim’ diye düşünüyorsanız, Isparta – Davraz arasında tarifeli bir ulaşımın henüz başlamamış olduğuna dikkat edin. Yol, yer yer bozuk olmasına karşın yine de genelde düzgün ve geniş. Kışın sis, buzlanma veya kar yağışı altında kenarda bariyer olmayan kısımların tehlike oluşturması muhtemel, herhalde bir süre sonra bir önlem alınacaktır. Kayak merkezinin alt kısımlarında düzlüğe doğru yayılan iki otelden birisi bitmiş (üniversite konukevi), diğeri henüz kaba inşaat aşamasında ve 29 Ekim’de tamamlanacak, bunların dışında yakınlarda ufak bir cafe, kayak odası, kayak merkezinin 50 yataklı konaklama tesisi dışında fazlaca yapılaşma yok. Planlanan inşaatlar sonrasında bu görüntünün epeyce değişeceği tahmin edilebilir.
Mekanik tesislerden başlarsak, yanyana iki kişinin oturabileceği telesiyej günlük 45 TL karşılığında oldukça sorunsuz olarak hizmet veriyor, fazla hızlanıp yavaşlatılmadan oldukça iyi şekilde çalıştırılıyor. Sabahın erken saatlerde bile çalıştırılmaya başlandığını bizzat gördük. Bu telesiyejin bittiği noktada ikinci bir cafe (ilkinden daha büyük), bir baz istasyonu anteni görülüyor. Ayrıca Eğirdir gölünün muhteşem manzarasını da unutmamak gerekir. Telesiyej hattı, genişliği yer yer 1.5 km kadar olan pistin, çıkışa göre sağ tarafına yakın devam ediyor ve kar azlığı nedeniyle şu anda işlevsel olmayan bir ara istasyonda da inme olanağı sağlıyor. Pistin alt kesimlerinde hem eğim hem de kar oldukça az. Olağan koşullarda tesis planlanırken bunun gözden kaçırılmış olmasından çok, 2005 yılındaki olağanüstü sıcak iklim koşullarından olsa gerek diye düşünüyoruz. Mekanik tesislerden ikincisine ulaşmak için, telesiyejin bittiği noktadan ileriye doğru önce çok hafifçe tırmanmanız daha sonra da düz ya da zaman zaman yokuş aşağıya inen 250 metrelik yolu katetmeniz gerekiyor. Burası gerek kar koşulları gerekse hissedeceğiniz Toros dağlarının tipik coğrafyası açısından aşağıdan oldukça farklı: Koyu lacivert gökyüzü, rüzgarın esmediği kuytu bölgelerdeki sessizlik, 360 derece çevrenizde yükselen alp coğrafyası, aşırı dik kulvarlara birbirine bağlanan yüksek geçitler, vbg. Yukarıdaki teleskinin başlangıcına yakın üçüncü bir cafe daha var ki, neredeyse çatısına kadar karlara gömüldüğü göz önüne alınırsa bunun da dağ ve kış sporlarıyla ilgisi sadece teorik olarak var olan uzmanlarca yapıldığını düşünüyoruz. (bu arada ne hikmetse, arz–talep işleyişine ters olarak bu cafe, diğer ikisinden de büyük yapılmış) Yukarıdaki telesiyejin niçin çalıştırılamadığı, yakına doğru ilerledikçe görülüyor: Hattın 5. ve 6. direkleri, neredeyse tamamına kadar kara gömülü durumda ve üzerindeki çelik halat bazı yerlerde yere 30 – 40 cm kadar yaklaşmış. Bu durumda telesiyej hattı boyunca oldukça zor ve zahmetli şekilde, snowtruck yardımıyla burayı ‘kazmak’ gerekecek ki yetkililerin de planladıklarının bu olduğunu daha sonra hayretle öğreniyoruz! Yurdumuzda başka yerlerde de örneklerini gördüğümüz gibi, bu hattın bulunduğu yerden alınarak, solundaki yamaca ya da daha ileride sırta taşınması gibi bir çözüme gitmek gerekecek! Bu haliyle, dağa yatırım yapılmış ve istenilen fayda sağlanamadığı gibi, çirkin bir eser ortaya konulmuş.
Telesiyej hattının hemen solundaki eğimden, sabah 09:30 gibi başladığımız yürüyüşün yarım saat sonrasında, hattın sonundaki kulübeyi geçerek içinde bulunduğumuz çanağın içerisine doğru tırmanmaya başlıyoruz. Zemin sabah saatlerinin de etkisiye oldukça sert olmasına karşın, krampon gerektirmeyecek ve soft boot’lara iz açabilecek kadar iyi. Rüzgarın sıkıştırdığı (wind blown) yüzey, ağırlığımızla zaman zaman ürkütücü sesler çıkartarak geniş paneller halinde göçüyor. Eğimin uygun olduğu bir yerde, snowboardu çantadan çözüp, eğime neredeyse paralel olarak kaymaya başlıyoruz. Board’un sadece sağ kenar çelikleri ve ufak bir yüzeyinin temas ettiği yüzeyden çatırtılar çıkmasına karşın, kenar tutmada herhangi bir sorunla karşılaşmadan 800 metre kadar düz kaydıktan sonra, gözümüzün kesiği ilk yamaçta yokuş aşağıya dönerek iyice hızlanıyoruz. Daha sonra slalom kayarak hızımızı biraz daha azaltıp, diğer insanların kaydığı birinci piste ulaşıyoruz. Bu şekilde kayıldığında toplam olarak 1.5 km kadar yol alınıyor. Mekanik tesisler birbirine eklemeli olarak planlanıp inşa edilebilse, bu mesafe kolaylıkla 3 - 4 km’ye kadar çıkabilir. Yukarıdaki telesiyejin bitişinden itibaren ‘çığ bölgesi’ olarak işaret edilen (ki buradan çığ düşmesi eğimin fazlalığı ve buranın bir sıkışma bölgesi olması nedeniyle pek mümkün görünmüyor) bölge ve yukarıdaki dev çanağın etrafı, ekstrem kayak / board kayacaklar için neredeyse bir cennet. Buralara yutkunarak bakıyoruz ama yanımızda teknik malzeme yok ve zaten bol karla kaplı olmayan kulvarlardan iniş, bizlerin teknik seviyesinin biraz üzerinde. Burasının eşdeğeri bir bölgenin ülkemizdeki kayak tesisleri içinde olmadığı söylenebilir. 1, 2 saatlik yürüyüş ve tırmanışlarla sözünü ettiğimiz bu ekstrem rotalardan yararlanmak mümkün. Bolkar dağları ile birlikte Davraz’ın tur kayağı için de mükemmel arazi koşullarına sahip. Telesiyej sonrasında tur kayağı ile hareket ederek, batı yönüne doğru tırmandıktan sonra güneye yönelerek zirvelerin üzerinde kalan sırtı aşarak tekrar başlangıç noktasına aynı gün içinde dönülebilir. Şimdiye kadar Uludağ, Kartalkaya gibi bilinen yerlerde kaydıysanız ve Davraz’ı da görmek istiyorsanız sonuç olarak olumlu ve olumsuz yönlerini şu şekilde sıralayabiliriz;
(+) Dağ atmosferini en iyi şekilde yansıtan kayak merkezi. Pist dışı kayacaklar için kusursuz rotalar barındırıyor. Doğal güzellikler ve diğer turizm merkezlerine çok yakın, buradan çevreye günübirlik geziler yapılması pratik olarak mümkün.
(-) Mekanik tesislerin geliştirilmesi gerekiyor, telesiyej direklerinden yapılan müzik yayını gereksiz ve de rahatsız edici, bunun yerine direklerin bir kaçına kamera konularak, kar ve hava koşulları konusunda bilgi verilebilir. Teleski ile Telesiyej hatının birleştirilmesi gerekli, 624 metrelik teleski hattının konumu değiştirilmeli. Tesislerdeki konaklama ve ulaşım olanakları yeterli değil, daha da geliştirilmeli. Günübirlik gelenlere sunulan hizbüyükmetler çok yetersiz. Özellikle telesiyejin olduğu pistte basit arazi düzenlemeleriyle half-pipe vbg. yapmak mümkün iken bu olanaklar değerlendirilmemiş.

1 Comments:
cok guzel bir yere benziyor! Bolkarlardan ne kadar uzakta, basit bir harita ya da foto eklemek mumkun mu?
Post a Comment
<< Home